Ankara Kalesi

Ankara Kalesi
Ankara gezilecek yerler ankara kalesi
Kim tarafından ve ne zaman inşa edildiği konusunda herhangi bir kaynağa ulaşılamamış olan Ankara tarihi yerleri Kalesi, bünyesinde çeşitli uygarlıklardan izler barındırıyor.
Elde edilen bulgulara göre kale, Galatlar’ın kente yerleştiği dönemde tüm kudreti ile ayaktaymış. Bu topluluğun ardından bölgede hâkimiyet kuran Romalılar zamanında Ankara, kalenin dışına taşacak şekilde genişlemiş. Bizanslılar ise dış kaleyi inşa ederek kentin savunmasını güçlendirmiş.
Kent manzarasının keyfini sürmek isteyen gezginler için Ankara gezilecek yerler listesine eklenebilecek en iyi seçenekler biri konumundaki askeri yapı, Selçuklu ve Osmanlı’nın Anadolu’da hâkimiyet kurduğu dönemlerde de önemini korumuş.
Günümüzde kafeler ve hediyelik eşya dükkânlarıyla çevrili kale, manzarası dışında tarih kokan sokaklarındaki yapılarla da gezginlerden ilgi görüyor.
Ankara Kalesi’ni gezerken kente özgü sivil mimariye dair az da olsa fikir sahibi olabilirsiniz. Ancak bu konuda en güzel örnekleri Hamamönü ziyaretiniz sırasında inceleme şansı bulabilirsiniz.
Altındağ Belediyesi’nin yürüttüğü hummalı çalışmalar sonucunda kente geri kazandırılan yerleşim bölgesi, 19. yüzyıldan kalma 250 yapıya ev sahipliği yapıyor.
Bölgenin adının, II. Murad’ın kadı askeri Celalettin Karacabey tarafından yaptırılan külliyede bulunan hamamdan geldiğine inanılıyor.
Hala varlığını koruyan bu yapıya ek olarak zarif saat kulesini, Mehmet Akif Kültür Evi’ni, Tacettin Camii ve Külliyesi’ni bölgeye dair gezi planlarınıza dâhil edebilirsiniz. (Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabri Tacettin Dergahı’nda yer alıyor…)
Hatta dilerseniz birçok Ankaralı’nın hafta sonları yaptığı gibi sabah erkenden bölgeye gidip keyifle kahvaltı yapabilirsiniz. Yerel halk ayrıca yaz aylarında Kabakçı Konağı’nda yer alan açık hava sinemasına da bir hayli ilgi gösteriyor.
Rotanızı Hamamönü’ne çevirmeden önce Ankara Kalesi’nin asırlara meydan okuyan surlarının güneydoğu tarafında bulunan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ni ziyaret etmenizi öneririm.
Kültürel tesis, Atpazarı semtinin en çok ziyaretçi çeken cazibe merkezlerinden biri olmasını bünyesinde barındırdığı eşsiz koleksiyonlara borçlu.
1921 yılında komşusu olduğu askeri yapının Akkale isimli burcunda “Eti Müzesi” adıyla faaliyet göstermeye başlayan müze, Paleolitik Çağ’dan itibaren Anadolu’da egemenlik kurmuş uygarlıklara odaklanıyor.
1940 yılında Kurşunlu Han ve Mahmut Paşa Bedesteni’nde konuklarını ağırlamaya başlayan Ankara kültürel tesiste, Antalya yakınındaki Karain Mağarası ile Çatalhöyük, Alacahöyük, Burdur Hacılar gibi önemli kazı alanlarından getirilen tarihi eserler sergileniyor.
Atpazarı semtinde ziyaret edilebilecek bir diğer keyif dolu cazibe merkezi ise Rahmi M. Koç Müzesi. 2005 yılında açılışı gerçekleştirilen kültürel tesis, başkentimizin sanayi temalı ilk ve tek müzesi olma özelliği taşıyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün eşyalarına da yer verilen müze, en az koleksiyonları kadar ilgi çeken Çengelhan ve Safranhan’da faaliyet gösteriyor.

Kanuni zamanından kalma Çengelhan, 2003-2005 yılları arasında gerçekleştirilen çalışmalar sayesinde eski görkemini kazanmış. 1511’de inşa edilmiş Safranhan içinse benzer proje, 2012’den 2016’ya kadar sürdürülmüş.

Vehbi Koç Dükkânı, müzenin en çok ilgi gören kısmı olarak anılıyor. Merhum sanayicinin çocukken yaz aylarında çalıştığı dükkânın ardından gemi ve tren maketleriyle dolu İsmail Amca Atölyesi’ne geçebilirsiniz.

Siz de benim gibi buharlı makinelerin işleyişini merak edenlerdenseniz, Model Makine Atölyesi’nde keyif dolu anlar yaşayacağınızdan eminim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir